Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 1 Ocak 2019’dan itibaren açılacak tüm ticari uyuşmazlıklara ilişkin davalarda arabuluculuk yoluna başvurmanın zorunlu hale getirildiğini açıkladı.

Ticari uyuşmazlık da arabulucuya

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 1 Ocak 2019’dan itibaren açılacak tüm ticari uyuşmazlıklara ilişkin davalarda arabuluculuk yoluna başvurmanın zorunlu hale getirildiğini açıkladı. Gül, ortalama 541 gün süren ticari davaların bir haftada çözüme kavuşturulmasının hedeflendiğini söyledi.

YENİ yılda iş uyuşmazlıkları gibi ticari uyuşmazlıklar da zorunlu olarak önce arabulucuya gidecek. Hürriyet’i ziyaretinde Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 1 Ocak 2019’dan itibaren açılacak tüm ticari uyuşmazlıklara ilişkin davalar öncesinde arabuluculuk yoluna başvurmanın zorunlu hale getirildiğini açıkladı:

HEDEF EN KISA SÜREDE ÇÖZÜM

“İş uyuşmazlıklarının hızlı, basit ve adil şekilde çözümlenmesi için 12 Ekim 2017’de kabul edilen kanunla, İş Mahkemeleri Kanunu ile işçi alacak ve tazminatları, işe iade talepli davalar açısından arabuluculuğa başvurulması dava şartı haline getirilmişti. İş davalarına dönük uygulamanın başladığı 2018 başından itibaren arabuluculara giden 297 bin 147 dosyanın yüzde 67’si anlaşma ile sonuçlandı. Geçen yıl aynı dönemde iş mahkemelerinde 190 bin dava açılırken, bu yılın aynı döneminde 68 bin 280’e geriledi.

2017’de asliye ticaret mahkemelerine 231 bin 80 dava açılmıştır. 1 Ocak’tan itibaren dava şartı olarak arabuluculuk getirilerek ticaret uyuşmazlıklarının önemli bir kısmının çok kısa sürede çözülmesini öngörüyoruz. Ticari hayatta dostane yöntemle her iki tarafın da hukuku daha etkin şekilde korunacak. Amacımız ticari uyuşmazlıkların kısa sürede sonuçlanmasını sağlayarak toplumun genelini rahatlatmak ve iş dünyasının faaliyetlerini güven içerisinde yürütebilmesine hizmet edecek bir uygulama geliştirmek.”

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin arttırılması ve yaygınlaştırılmasının önemli bir başlık olarak yer alacağı Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde sona gelindi.
Gül, bu konuda ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Çalışma grupları ile çalışıyoruz. Son halini verdikten sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın da kabulüyle bunu bir hükümet yol haritası olarak kamuoyu ile paylaşacağız.

Yargı reformu çok önemli kavram. Bir bisikletin üzerinde gider gibi biz her şeyi yaptık, nirvanaya ulaştık demek insanı tekrara düşürür, geriletir. Ortaya beş yıllık bir niyet belgesi koyuyoruz. Kimsenin elinde bir sihirli değnek yok. Hedefimiz ‘güven veren bir adalet
sistemi’ kurmak.”

BADER PANELİNDE KRİTİK UYARI

– Bağımsız Arabulucular Derneği (BADER) ile Ankara Barosu’nun 6 Aralık’ta düzenlediği ‘Basın ve Arabuluculuk’ konulu panelde ben de konuşmacıydım. Ankara Barosu Yönetim Kurulu üyesi avukat Zafer Doğan Bilgin yönetimindeki panelde, Sonsöz Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Orhan Uğuroğlu, Ankara Barosu Disiplin Kurulu Başkanı BADER üyesi avukat Murat Akçasoy ile birlikte arabuluculuğu masaya yatırdık.

En önemli notu oturum başkanı Bilgin düştü. Bilgin, arabuluculuğun, mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunlarınca yapılması gerektiğini vurgulayarak şu uyarıyı yaptı: “Süreç sonunda imzalanan belgelerin ilam niteliğini haiz belgeler olması ve hukuki bir sonuç doğurması sebebiyle hukuk eğitimi alanlar dışındaki kişiler tarafından arabuluculuğun icra edilmesi halinde çok ciddi sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır. Arabuluculuk sürecinin hukuk eğitimi alan kişiler dışındaki meslek gruplarına açılması toplumda oluşmuş güveni sarsacağı gibi hukuk eğitimi almayan kişiler tarafından düzenlenen tutanaklardaki hukuka aykırı düzenlemelerin yeni bir yargı yükü oluşturacağı gerçeği yadsınamaz.”

Bu uyarıya kulak verilmeli.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/oya-armutcu/ticari-uyusmazlik-da-arabulucuya-41046215